Thursday, 11 January 2018

Bir Ay

Doldu bile.
Cabuk gecti.
Gecen gun merkeze indik. Beyin isi vardi. Ben de artik yesil yemek istiyorum. Bey etçil. Pazara gideyim o gorusmesini yaparken dedim. Garajda ayrildik. 
Ben pazara gittim de, pazar kiyafet pazariymis. Her yer tayt dolu.
Vakit gecirmek icin dolanayim dedim ve ara sokaklarina girdim Bodrum'un. 
Cok yer var ara sokaklarda. En cok da emlakci. Bir ben emlakci degilim zaten. Bey dahil herkes emlakci. Aklimizda olsun :)
Baktim olmayacak, geri dondum. Pazardaki kilimciye gittim. Onu actir bunu actir. Kilimlerin tamirleri kotu. Burun kivirdim. Adam bana " mimar misin?" Dedi.
Yok ya hev hev.
Bey geldi. Bana yutturamadi tabi fiyatlari. En son ben tekrar yapayim bu isi dedim. Onun tamircilerinin istedigi paradan az para teklif ettim. Ahaha
Belli olmaz yani.
Bir de yirtik deve cuvali aldim. Evde bir bakayim diye.
Cuval simdi kediye taht oldu. Arada gidip yatiyor uzerine.
Burdan da size selam yolluyor :)))

Ikinci haftaydi sanirim, dans kursuna yazildik. Eski yasadigim yerde kursu veren hoca Bodrum'dan geliyordu zaten.
Gittik ilk gun. Odedik.
Ikinci gun, ev rahat geldi. Gitar, muzik, ates derken ektik. Sonra da dedik ki, donduralim. Yerlesince gideriz. Hoca da kabul etti.
Iki gun once, yeni grup var dedi. Haftada bir gun. E iyi. Kendiis veriyor hem. Diger ders ortaginindi. Bu adam cok iyi.
Dun aradi. Iptal oldu, haftaya gelin.
Bunu duyunca ikimiz de bir sevindik. Yani yazildik, ve iptal edilince bu kadar seviniyorsak gitmeyelim dedi C ama gitmek istiyorum ben. Haftaya bakalim ne hissedecegiz :)
Eski blogda internet yuzunden ev sahibi ile atismamizi yazmistim. Daha tasinmadan interneti baglatmaya calisiyordum da, adres istemistim. Adres sorun olmustu. "Buraya gelince yaotirsaniz daha tatli olmaz mi?" Demisti de, olmaz demistim, buyuk harfle. 
20 gun sonunda hala baglayamadiklarinda turktelekoma sert ciktim biraz. Dun de iptal ettirdik. O yuzden de yazamadim bir sure.
Su an Cnin hattindayiz. Tatli olmadi be Ednan bey. Tivi yok ama ihtiyac hissetmiyoruz. Film, tedtalksa sardik bu aralar.

En son adresle ilgili su var.
Kayit olduk nufusa, muhtara ama adres yanlismis. Sildikleri kisiler hala yasiyormus adreste. Onlar gidip kapi gibi belgelerle adreslerini geri aldilar.
Biz simdi bastan baslayip, kayit olacagiz. Tabi elektrik faturasi da degisecek...
Bugun yagmur var.
Gelen gidenimiz oldu. Evden cikmadik.
Ev yemekleri yapan bir lokantada da yesil yedim o gun. Pazar yarina kaldi bakalim. Yemek konusunda da epey ilerledik. 
Boyle geciyor gunler simdilik.
Kedi ile yakinlastik. Beni de yalamaya basladi. Sabah onu sevicem diye kekem kaciyor. 10 dakika falan oynuyoruz. Topu mutfak tezgahinin altina kacti. Baktim, bulamadim. Tum tezgah altini da soktum ustelik. Gidip oraya yatiyor ama yok, napiyim! Yenisini alana kadar bekleyecek. 
Gidip mandalina yiyeyim. Icimde agaci cikana kadar cekirdeklerini yutmaya devam :))


Monday, 8 January 2018

Dibi Göründü

Geleli yarin 1 ay olacak. Bugun camasir sepetinin dibini gordum. Ama icine hemen kedinin isedigi yorgan ve diger halilarin kirlenmesini bekleyen yollugu koyuverdim.

Olsun, dibini gordum. Su an acil bekleyen bir sey yok! Yorgan yikamaya gidecek.

Bugun biraz tembelim. Sabah 7:30da kalkip biraz ortaligi topladim. Simdi camasir, bulasik, supurge isi ve ben de Casper'in yanina kivrilacagim ama o da kalkti simdi.

Cumartesi kas-biyik isine girdim. Rastgele girdim bir dukkana. 20 dakika sonra isi bitermis, kucaginda bir ayak vardi bunu soyleyen kizin. Ciktim. Digerine girdim. Hemen alalim dediler, inanamamisim. "Hemen mi?" diye tekrar etmisim.
Iki kiz iki kasi aldi ayni anda. Aynada kontrol ettim tabi. Birbirlerine esitler neyse ki! Fiyat da 10 tl! Ucuz geldi bana.

Ve elbette bir Ege klasigi, deve guresleri.

Merkezde develeri gezdiriyorlardi.
Benim bey hoslanmadi anlattiklarimdan. Bu bir kulturdur, vs. Elbette gidelim bakalim demedigi icin, dunku guresi kacirdik.
Cok net degil ama ondeki polis motorsikletinden yerel turkuler cigirtisi geliyordu, isiklar da yanip sonuyordu!
Develere yol verip, yurudum.

Bugunden, bu da koltukta benim yerimde kivrilmis kedi. Kirik degil hayir.

Yemek konusunda epey ilerledim bence. Firinda tavuk yaptim gecen gun. Lezizdi. Ancak iki kisiliklik kavramina alisamadim henuz. Bey de ayni yemegi ikinci kez yemiyor. Artik ogrendim. Bir de cayli kek denedim. Juri begendi. Bence kuru olmustu, uzerine cikilutali sos cizdirdim.

Baska da numaram yoktur. Hayat sakin ve yavas. Ama icimde firtina var :))
Yani her sey okudugunuzla sinirli ve sihirli degil demek istedim.

Ama yine de guzel.
Bir ara takip ettigim blog linklerini duzenleyecegim. Bir yandan da gelip, okumaya basladim.

Goruruz yani..
Sevgiler,
J.



Sunday, 7 January 2018

Yillik Rapor

2017 ile ilgili tuttugum bilgiler egitim tarihlerim, regl ve alakali rituel tarihlerim.
Eski blogdaki son yazi haricinde her seyi sildim. Ilk post bir geri sayimdi, sonunda tamamlandi. 
Ozeti de su sarki aslinda;

Hayatimi 40mda degistirecegimi soyluyordum. Gecen sene 40 yasimdaydim.
Son is yerimde, genel mudure, o is yerinde tekrar eden paternlerime son vermem gerektigini soyluyordum. Aynen oyle oldu. Cok sukur.

Bu yol lineer bir yol degil. Bir spiral. Temeldeki sorunu bulana kadar ayni konu baska yuzlerle karsima cikiyor. Major birkac konuyu kapattim. Digerlerini calisiyorum. Olene kadar da calisacagim.

Gecen sene okudugum kitap sayisi fazlaydi. Israrla tavsiye edecegim kitap Tanri ile Sohbetler. Ben de tekrar okuyorum.

Gecen sene pek gezmedim sanirim. Dogdugum ve yasadigim yerlere sukranlarimi iletmek icin 4 gunde 3 sehire gittim. Bruksel eksik kaldi bir tek. Ona da niyetim var bakalim.

Degisimin en kokten oldugu seneydi 2017. Hayatimi degistirdim. Yasadigim yeri, eski kaliplarimi.. Evde kedi var, daha ne diyeyim. Yenilere kollarimi actim.

2018'den beklentim daha fazla. Bir bebek bile olabilir!

Bir de niyetim var; gozlüklerimi kullanmayi birakmak.

Bunu yazdim, burada dursun.

Operim.


Thursday, 4 January 2018

"Asmis Insan"

Bloguna yazdigim yorum uzerine Yeliz yazi yazmis. Basligi da "Asmis Insan".

Benim hedefim de bu. Bu yola girmemin sebebi bu. Bu yolda bana destek olacak en buyuk insan da hayatima girdi; Sevgilim C. Çok sukur!

Insan-i Kamil de deniyor. Asmis Insan da guzel bir tabir.

Sen, kendini bilir ve sever hale gelince oldugun insan.

Çok sey yazilir bu konuda ama ozet geceyim. Her seyin özü Sevgi. Yaradanin da.  O sevgiye ulasinca oldugumuz. Ama zaten icimizde O.

Tum bunlari idrak edip, ozumsemek de yolun kendisi.

Yaradan ne demis?
"Beni bilen, kendini bilir."

Yollarimiz aydinlik olsun.
Ara ara yazmayi dusunuyorum bu konulari. Ilmi tamamen aciklayamam ama yasadiklarimi anlatabilirim :)

Her seyin basi niyet!

Cok basit bir ornek vereyim.

Gecen gun, Bitez'de dondurma yiyoruz. Dislerim dondu yeminle :)
Disarda tutun sardik iciyoruz. Top kumbarasinin onundeyiz. Bizim kedi Kespir'a minik bir top almistim. Aslinda kendime almistim asdasaasdasa
Bayildi haylaz. Kuduruyor onunla oynarken. Buyuk bir tane daha alalim dedim. 2 lira. Elimizde 1 lira 2x50 kurus var. Makine kabul etmiyor. Dukkana sorduk yok. Arabaya baktik. Cantayi 3 kere ve belki daha fazla karistirdim. Her gozune baktim, yok.
Sonra niyet ettim.
Tekrar elimi soktum ayni goze. Once oraya attigimiz 1 lira geldi, sonra 50 kurus, sonra da 1 lira.
Buyuk toplar, turuncu basketbol topu renginde, beyzbol topu dikisli renkte bir de futbol topu renginde. Icimden beyzbol topu olan gecti. 
C. aldi ve atti paralari. Ben usudugum icin arabadan inmedim. Elinde beyzbol topu ile geldi.
He, kedi begendi mi topu? Hayir :))
Hala o minik, saskin ifadeli topla oynuyor.
Hikaye bitti asadasadasadasa 

Aslinda hayat cok kolay. Korkunu, endiseni bulup, nedenini cozdugunde sevgi ve merhamet ile, donusuyor.
Tanri kolayligi seviyor.

Ben de onu, kendimi ve C'yi ve elbette hepinizi <3
Sevgiler,
Jü.




Oldu da Bitti

Oldu da bitti diyeyim, olsun bitsin.

Özet geçiyorum askjhrkehrke bakalım kaç paragraf yazacağım.

Eve yerleşme süreci devam ediyor. Oha'larınızı alırım tatlı şeyler. Ne ıvır zıvır varmış arkadaş! Sadece benimki olsa yine tamam ama TK'in de çok. Olur tabi, ama sıkıntı onları koyacak mobilyEmiz yok.

Adam iç mimar olunca, ben susuyorum. Susunca da içim elvermiyor. Neticede eşya alamadık kjsahejfsaejrhjere

Her yer kutu dolu hala. Bari dedim, insan içine çıkılır hale getirelim evi. Boş odalara tıktık kutuları. Yarısının ağzı açık, yarısı plastik zaten. Birkaç tane de kapalı kutu var. Onlar da kitap. Daha 1 ay olmadı.

Halı beğendim. Dükkandakiler satmıyorlar. Siteden bakmamı önerdiler. Baktım. Site de satmıyor. Yazdım hemen. Bugün cevap geldi. "Aranacaksınız". Bekliyorum.

Dün evde spiritüel temizlik yaptık. Bugün de arkasından normal ev temizliği yapılmakta. Ben temizlenen yerler temiz kalsın istiyorum elbet. Kespır girip çıkıyor bahçeye. Bey, anlamıyor tabi bu halimi :D 

Kendisini heykel yapıp bahçeye bırakacağımı düşünüyor sanırım. 

Bu aralar burada hava soğuk. Yani çorap, kazak falan giyiyoruz keahrjkherer

Bir de kaş-bıyıkçı meselesi var tabi ki! Onu da bulmaya niyet ediyorum. Bakalım bu yeni bulduğum da "deriniz çok ince" diyecek mi?!

Blog ayarlarını tam yapamamıştım. Siz söyledikçe yapıyorum :D
Önerilere açığım. Başka da bir numaramız yok. Girdiğim günden beri çamaşır yıkıyorum. Asıyorum, yağmur yağıyor. Evin içinde koşan bir ben. Sabah yine aynı şey oldu. Kurutma makinesi mi alsak diye düşünmüştüm ve sordum şimdi. Cevap yok :D Sıcak bir fikir gelmedi sanırım.

Bol bol kedi fotoğrafı koyarım bloga artık. C'in getirdiği ve yıkansın diye yere koyduğumuz bir "ipek yorgan" var. Geçen gün, içine girmiş, üstünü örtmüş gibi. 
Gece üşüyor sanırım. Bir geceyi dışarıda geçirdi. Şimdi zırt pırt dışarı çıkıyor ama geceleri pek yeltenmiyor. Ayaklarını silse bir de içeri girdiğinde, muhteşem olacak. hmpfff Yine de niyetimi ve kapı girişine battaniyeyi koydum!

Avcumuzu yere koyduğumuzda, gelip kafasını koyuyor. Çok datlı bişi!
Bir de bilmediğim bir nedenden ötürü, misafir yatağının ve üzerindeki temiz çamaşır yığınının üzerine işemiş. Yorganı yıkayamadım, makineye sığmıyor çünkü. 

Böyle işte şimdilik. Öperim.
Sevgiler,
J.



Monday, 1 January 2018

TatliKalbim

Sevgilimden bahsedeyim.
Kalbim doldu.

Ben sanirim lisedeyken, "Bodrum'a sevgilimle gidecegim" derdim. Bilincsizce.
Sonra Pablo geldi.
Pablo'yu ilk gordugumde cok etkilenmis, aval aval bakmistim. Aylar sonra sanirim, tablodan konustuk yapanla. Tabloyu yapan benim Ustam. 

Birkac hafta sonra tekrar konustuk Pablo hakkinda. Adini ben koydum. Kod ad gibi. 
Ustam beni tablonun karsisina dikti. Ben daha da etkilenmis halde bakarken, "gozler senin gozlerin" dedi. O an kilitlendim. Tabloyu daha beni tanimadan yapmis. Sene 2015. Yaklasik iki sene surmus yapimi.
Tablo benim. Ben'im ve bana ait.
Aldim tabloyu.
Ustam dedi ki, "cok az kaldi, geliyor".

Ev baktigim birkac gun boyunca emlakcilar soruyor, "kac kisi oturacaksniz?"
Cevap ayni, "ben evi hazirliyorum, beyim gelecek". 
O kadar eminim ki!
Sonra O'nu soruyorlar. "Henuz yok ama geliyor" diye cevap veriyorum. 
Evi tuttugumda, Ednan'in anasi falan "a, iyi" falan dedi. Kabul ettiler bir de, tum soranlar.

Izmir'den son yolculugu yapiyorum. Kim o diyorum surekli. O mu, su mu?
Surekli J* plakalar cikiyor onume. En sonunda "bundan sonra ilk Jli plakanin yanindaki harfle basliyor ismi" diye niyet ettim. Cunku biliyorum, O Bodrum'da ve taniyorum onu. Bodrum'a ilk geldigimde O da oradaydi.
JC plaka. "C" dedim. Sonra nasil yani falan sordum kendime. Biraktim sormayi.

Evlerin bir bolumune de birlikte baktik. Ihtiyaclarimiz benzer. O yuzden de cok anlatmaya gerek yok. Ama aramizda birsey yok henuz.

Neyse, eve yerlesmeye basladim. Yeter dedim, "biraz da O yardim etsin". O kim henuz bilmezken.
Eve yerlesmedim.
Ikinci gun bulusalim dedi. Ben bana Bodrum 101 ogretmesini istedim. Bulustuk. Yemek yedik. Sonra bana begendigi yerleri gosterdi. Bir de en son, yildizlari seyretmeye gittik. Arsmizda hala birsey yok. Ama yaptiklarimiz bunlar. Eve geldi, bir sorun cikmisti. Yapacak birseyimiz yok, ev sahibinin yapmasi gerek. O gece somineyi yakti. Basinda oturduk saatlerce. Ben erken yatardim, gece 2 olabilir o gittiginde. Arabaya kadar gecirdim onu. Emin degilim hala. Binmeden sarildik. Normal bir sarilmaydi. Sonra bana bir daha sarildi. O zaman emin oldum.
Sonra da basladik. 
Bu evi tutarken yanimda olan emlakci kiz, yerlesince gelmek istedigini soylemisti. Aradi ve sordu "geldi mi?". Evet dedim "geldi".
Pablo eve geldiginde, TK (Tatlikalp) de gelsin istedim. Ustam "elbette" dedi.
Seremonisini yaparken, yanimizdaydi.
Sonra da eve yerlestik.

C = J, J=C.
Iliskide seffaf olalim diye bir sozlesme yok. Ayniyiz. Aynayiz. Birlikte buyuyoruz. Saklayacak birsey yok. Her seyimiz ortada. Ben ne hissedersem O da hissediyor. Ve tam tersi.
Harika birsey.
Daha soyleyecek lafim yok.

Kendisinden blogda bahsederken, C diyebilirim, TK diyebilirim. Pablo diyebilirim. Cunku Pablo'nun alt kismi O. Sevdigim, sevgilim, esim, beyim diyebilirim. 
Kendisi benim yazgim ve bu hayattaki en buyuk sukurumdur.




Hos Geldin

Merhaba,

Yeni bir yilin baslangicinda, yeni bir sehirde, yeni bir evde, yeni ama hep var olan sevgilimle kedili hayatimizi aktaracagim bloguma hos geldin.

Evimiz Bodrum'da ve hayir bize tatile gelemezsiniz ahahahha
Ugrarsiniz kahveye, caya, gunluk ziyaretlere acigiz ama evimiz yazlik degil :)

Aile fertlerine gelince, ben, J, yeni bir hayata basladim. 2017 hayatim boyunca bekledigim donusumun baslangici oldu. Ölene kadar evrilmeye devam edecegim ve bunu sevdigimle yapacagim.

Sevgilim, C, TatliKalp (sweetheart), bekledigim adam. Hikayesini belki yazarim bilemedim.

Kedimiz, Casper (Kespir), tüylü, sevgi dolu bir kedi. Sirtini bana dayayip uyudugumuz vardir. Kucaga geleyim pek nadir ama kucagimiza alip, bebek gibi sevebiliyoruz. Ayrica gunduzleri gozune isik gelmesin diye patisi ile gozunu kapatiyor. Ayni ben. Ilk karsilasmamizda bondaj yaptik (bag kurduk).

Simdilik üç kisiyiz.

Bitkilerimin bir kismini bahceye diktim, tipki planladigim gibi.

Gecmisten bahsetmiyorum ama size asagidaki video ile ozet gecebilirim;
Acidan beslenmeye son vermeliyiz :))

Hicbir sey tesaduf degil.

Sevgiler,
J.










Bir Ay

Doldu bile. Cabuk gecti. Gecen gun merkeze indik. Beyin isi vardi. Ben de artik yesil yemek istiyorum. Bey etçil. Pazara gideyim o gorusmesi...